Burjuva hümanizmi ve devrimler üzerine bir değerlendirme
Yazarlar, Fransız Devrimi ile başlayan "İhtilal-i Kebir"in insanı merkeze alarak dogmaları yıktığını ve modern dönemin temellerini attığını belirtiyor. Burjuva hümanizminin bir zamanlar ilerici bir görüş olduğunu ancak günümüzdeki krizler ışığında sermayeye hizmet eden bir hale geldiği ve insanı toplumsal bütünlüğünden kopardığı ifade ediliyor.
• Sol kaynaklar, "İhtilal-i Kebir"in Cumhuriyet'in kuruluşundaki rolünü ve Sovyetler Birliği'nin çözülüşüyle sona eren bir sıçrayışı vurguluyor. • Diğer bir sol kaynak ise burjuva hümanizminin Ortaçağ'a karşı devrimci bir görüş olarak doğduğunu ancak günümüzde "beklenen evrensel barışı ve refahı getirmekten uzak" kaldığını savunuyor. • Her iki kaynak da aynı siyasi görüşü temsil ettiği için, sağ ve sol kaynaklar arasında bir ayrım yapılamamıştır.
İYİ Parti, ülkenin "kriz" ve "korku düzeni" içinde olduğunu savundu
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin bir "bunalım" ve "korku düzeni" içinde olduğunu öne sürdü. Dervişoğlu, iktidarın gitmesinin çözüm olacağını belirtirken, bir yazar siyasal kırılmanın "otoriterleşme"den öte "mahrem ile namahrem" karşıtlığı ekseninde yaşandığını savundu.
Bağımsız yayıncılar dayanışma için bir araya geliyor
Bağımsız yayıncılık sektörü, artan maliyetler ve daralan alanlar karşısında zorlu bir süreçten geçiyor. Aras Yayıncılık, 17 Mayıs'a kadar sürecek "Panayır Aras'ı" etkinliğiyle yayıncılar için bir dayanışma zemini oluşturuyor. Etkinlik, okurla doğrudan temas kurma ve kolektif var olma pratiğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Muhalefet varlık barışına sert tepki gösterdi
TBMM'de görüşülen 'Varlık Barışı' düzenlemesine muhalefet sert tepki gösterdi. CHP ve İYİ Parti, düzenlemenin kaynağı belirsiz servetlere af anlamına geldiğini savunarak, geçmişte uyuşturucu ve kumar baronlarının da bu düzenlemeden yararlandığını iddia etti. Muhalefet, varlık barışından yararlananların listesinin açıklanmasını talep etti.
Avrupa iklim direncinde Doğu Avrupa önde, İstanbul havalimanları büyüdü
Avrupa'nın en hızlı ısınan kıta olduğu belirtilen raporda, iklim değişikliğine en dayanıklı başkentler listesinde Polonya öncülüğündeki çalışmaya göre Kuzey ve Doğu Avrupa ülkeleri öne çıktı. Öte yandan, Mart ayında İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen, yolcu trafiğini en çok artıran Avrupa havalimanları oldu.