Medyascope'tan köşe yazıları ve analizler
Medyascope, bağımsız gazetecilik ilkeleriyle yola çıkarak çeşitli konularda köşe yazıları ve analizler yayınlamaktadır. Sitenin okuyucu desteğiyle ayakta kaldığı vurgulanarak, siyasi ve ticari baskıdan uzak, kamu yararına yayın yapıldığı belirtiliyor. Yayımlanan yazılar arasında diplomatik analizler ve kültürel değerlendirmeler yer almaktadır.
Bu haber sağ medyada yer almadı.
- Medyascope22 Temmuz, 08:37
Faik Öcal yazdı: Kissinger Diplomasi’si
Habere git →
Kılıçdaroğlu'nun seçim performansı tartışılıyor
Prof. Dr. Okan Toygar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "13 seçime girdiği ve hepsini kaybettiği" iddiasını sorgulayan bir yazı kaleme aldı. Hannah Arendt'in totalitarizm ve propaganda üzerine tespitlerine atıfta bulunan Toygar, bu iddianın gerçeklik algısını nasıl etkilediğini ve propaganda yöntemlerinin rolünü ele alıyor. Yazıda, CHP içindeki tartışmalar veya hukuki süreçlere değinilmiyor.
Doktorun "kadın sünneti" reklamına tepkiler büyüdü, soruşturma başlatıldı
Ağrı'da bir doktorun sosyal medyada "kadın sünneti" adı altında yaptığı reklam büyük tepki çekti. Kadın dernekleri ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından kınanan işlem için TTB disiplin soruşturması başlattı. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), bunun "kadın cinsel organı sakatlaması" olduğunu belirterek suç olduğunu vurguladı.
Yeni Akit iki Haluk Levent'i karıştırdı
Yeni Akit gazetesi, Ahbap Derneği kurucusu şarkıcı Haluk Levent ile iktisatçı Prof. Dr. Haluk Levent'i karıştırarak, şarkıcı Levent'i Yurttaşlık Derneği üzerinden hedef aldı. Yurttaşlık Derneği, iki ismin farklı kişiler olduğunu belirterek haberin gerçeği yansıtmadığını ve gazetecilik ilkelerine aykırı olduğunu açıkladı. Dernek, haberin maksatlı bir karalama olduğunu değerlendirerek hukuki yollara başvurma hakkını saklı tuttu.
DEM Parti, Türk Kızılayı ismindeki 'Türk' ifadesine itiraz etti
DEM Parti milletvekilleri, TBMM İçişleri Komisyonu'nda kabul edilen Türk Kızılayı yasa teklifine şerh düştü. Vekiller, kurumun ismindeki "Türk" ifadesinin etnik bir kimlik dayatması olduğunu savundu. 1947'den beri Türkiye Kızılay Derneği olan kurumun devlet eliyle etnik bir aidiyete indirgenmeye çalışılmasının etnik milliyetçiliğin tezahürü olduğunu belirttiler.