Songül Öden'in annesi, öpüşme sahneleri yüzünden hastanelik oldu
Oyuncu Songül Öden, 2005 yapımı 'Gümüş' dizisindeki rol arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile olan öpüşme sahneleri nedeniyle annesinin defalarca hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Öden, ailesinin oyunculuk yapmasına karşı çıktığını ve annesini TRT'de spiker olacağına ikna etmeye çalıştığını da belirtti.
• Sol kaynaklar, Öden'in açıklamasını "yıllar sonra gelen itiraf" olarak sunarak, toplumsal baskılara dikkat çekti. • Sağ kaynaklar, Öden'in sözlerini "annelik" ve "hastanelik olma" üzerinden daha çok kişisel bir hikaye olarak aktardı. • Çerçeveleme farkı: Sol kaynaklar, öpüşme sahneleri üzerinden dönemin toplumsal tabularını vurgularken, sağ kaynaklar daha çok duygusal aile ilişkilerine odaklandı.
Yeni filmler ve diziler seyirciyle buluşuyor
Bu hafta sinema ve dizi dünyasında yeni yapımlar öne çıkıyor. "Bücür" filmi, annesini arayan zeki bir gencin maceralarını anlatırken, "Gece Yolculuğu" filmi iki arkadaşın ilham arayışını konu alıyor. Televizyonda ise "Daha 17" dizisi, kardeşini bulmaya adanmış bir ağabeyin hikayesini işliyor. Ayrıca, "Kırıldığımız Yerde Bi’ Boşluk" adlı oyun, distopik bir dünyada kardeşlik bağlarını ele alıyor.
Türkan Biçer'in 7. kattan düşerek ölümünde intihar şüphesi sürüyor
Ankara'da 7. kattan düşerek ölen Türkan Biçer'in ölümüne ilişkin şüpheler devam ediyor. Ailesi, nişanlısının tutuklandığı olayın intihar değil cinayet olduğunu savunuyor. Kardeşi, komşuların duyduğu yardım çığlıklarını ve ablasının geçmişte şiddet gördüğünü belirterek, "Bu cinayet" dedi.
Sanatçılar, müzikseverlerle buluştu
Mor ve Ötesi, 10 yıl aradan sonra Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda binlerce kişiye akustik konser verdi. Model grubu da 10 yıl sonra ilk kez İstanbul'da sahne alarak eski şarkılarını seslendirdi. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ise Beethoven'ın 9. Senfonisi ile konser sezonunu kapattı.
Çocuk edebiyatında sınıf gerçeği ve masalların eleştirisi
Çocuk ve ilk gençlik edebiyatının genellikle orta sınıfa hitap eden steril anlatılar sunduğu, ancak bazı yazarların hayatın acımasız gerçeklerini okura aktardığı belirtiliyor. Andy Mulligan'ın "Çöplük" romanı, kapitalizmin en dibindeki çöp yığınlarını ve bu koşullarda yaşayan insanların hayatını anlatarak bu steril fanusu kırmasıyla örnek gösteriliyor.