İBB Davası 34. Gününde Avukat Savunmalarıyla Sürüyor
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı davada 34. güne girildi. Cebeci maden sahası eylemiyle tutuklu bulunan Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatı Metin Çetinbaş savunmasını sundu. Çetinbaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri hakkında dava açılması gerektiğini savundu.
• Sol kaynaklar, Ekrem İmamoğlu'nun da davada sanık olduğunu ve izleyicilerin alkışlarla karşıladığını vurguluyor. • Sol kaynaklar, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in anneler gününde annesine seslenişini aktarıyor. • Sağ kaynaklar olayla ilgili haber yayınlamadı.
İBB Davasında Sanık Savunmaları Devam Etti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 34. gününde, Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalarla tutuklu yargılanan Yağmur Cansu Yeşilyurt'un avukatı savunmasını sürdürdü. Dava, sanık avukatlarının beyanlarının dinlenmesi için yarına ertelendi.
İmamoğlu'nun Gülibrahimoğlu iddialarına Bakan Kurum'dan yalanlama
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinin AKP'li Murat Kurum'un seçim kampanyasına 41 milyon lira aktardığını iddia etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise bu iddiaları "açık bir iftira" diyerek yalanladı. Kurum, söz konusu kişinin kampanyasına destek vermediğini belirterek, iddiaların gündem değiştirme çabası olduğunu söyledi.
Muhittin Böcek ve Ailesinin Mal Varlığına İkinci Kez El Konuldu
Antalya ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmalarında, eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile ailesinin mal varlığına ikinci kez el konuldu. Suçtan elde edilen kazançları önleme amacıyla alınan kararda, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de "ihaleye fesat karıştırmak" suçundan tutuklandı.
İmamoğlu, Kürt sorununda çözüm adımları atmayan hükümeti eleştirdi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği mektupta, Kürt sorununun çözümünde somut adımlar atılmamasını eleştirdi. İmamoğlu, sürecin kişisel seçim vaatlerine bağlanmaması ve Türkiye'nin kaderinin tek bir koltuğa bağlı olmaması gerektiğini belirtti.