Çözüm sürecindeki tıkanıklık ve DEM Parti'nin yürüyüşleri
Cumhur İttifakı'nın "Terörsüz Türkiye" ve DEM Parti'nin "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak adlandırdığı çözüm sürecinde Şubat ayından beri tıkanıklık yaşanıyor. DEM Parti, barış süreci için adım atılması talebiyle yarın birçok ilde yürüyüş düzenleyecek. Siyasi aktörler, sürecin ilerlemesi için farklı yaklaşımlar sergiliyor.
• Sol kaynaklar, çözüm sürecindeki tıkanıklığın aşılması için DEM Parti'nin taleplerini ve düzenleyeceği yürüyüşleri ön plana çıkarıyor. • Sol kaynaklar, sürecin "toplumsallaşması" ve tüm yurttaşların sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajını vurguluyor. • Sağ kaynakların yokluğunda, sürecin farklı boyutları ve aktörlerin pozisyonları hakkındaki karşıt görüşler belirsiz kalıyor.
DEM Parti'den Öcalan'a farklı rol ve Kürtçe bayramı çağrısı
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Kürt meselesinde Abdullah Öcalan'ın farklı bir rol ve statü kazanacağını belirtti. Parti, ayrıca 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı'nda Kürtçenin kamusal alanda kullanımını ve ana dilde eğitim hakkını talep etti. Kobani Davası tutuklularının serbest bırakılması da istendi.
Babacan'ın sözlerine Özdağ'dan tepki: CHP seçmeniyle vefa borcu var
DEVA Partisi lideri Ali Babacan'ın "Ülkeyi kendi iç sıkıntılarıyla uğraşan CHP'ye bırakmak istemiyoruz" sözleri Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'dan sert tepki çekti. Özdağ, Babacan'ın CHP seçmeninin oylarıyla Meclis'e girdiğini hatırlatarak, CHP'ye saldırmak yerine destek olarak vefa göstermesi gerektiğini belirtti. Babacan ise CHP'nin transferler konusundaki tutumunu eleştirmişti.
MİT ve güvenlik bürokrasisi Kandil ile silah bırakma için temasta
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve güvenlik bürokrasisinin, PKK'dan silah bırakma konusunda bir takvim ve yol haritası talep ederek Kandil ile temaslarını sürdürdüğü öne sürüldü. PKK'nın 10 gün içinde sunması beklenen yol haritasında mağara ve silah depolarının boşaltılmasına dair envanter ve takvim yer alacağı belirtildi.
İYİ Parti, ülkenin "kriz" ve "korku düzeni" içinde olduğunu savundu
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin bir "bunalım" ve "korku düzeni" içinde olduğunu öne sürdü. Dervişoğlu, iktidarın gitmesinin çözüm olacağını belirtirken, bir yazar siyasal kırılmanın "otoriterleşme"den öte "mahrem ile namahrem" karşıtlığı ekseninde yaşandığını savundu.